Zekât: İslâmın insaniyete en büyük şefkat sembolüdür.
Zekât: İmanın sadakat nişanesidir.
Zekât: Ferdleri maddeye aşırı düşkünlükten korur.
Zekât: Düşkünleri ihtiyaç derekesinden kurtarır.
Zekât: Malı ebedileştirir, bereketlendirir.
Zekât: Veren kişi, hakiki ve faziletkâr bir müslümandır.
Zekât: Veren bir mü’min, kavuştuğu nimetlerin şükrünü eda etmiş olur.
Zekât: Veren kişi, maddeye esir olmadığını ispat etmiş olur.
Zekât: İnsanı, insanlık alemine, fazilet payesine ulaştırır.
Zekât: Asmayı budamaya benzer, budanan asma daha kuvvetli ve verimli olur ve malı çoğalır.
Zekât: Başkalarını düşünme duygu ve hasselerimizi geliştirir.
Zekât: Maddeye karşı gelmenin ruhî bir imtihanıdır.
Zekât: Fakir ve yoksulları aşağılanmaktan kurtarır ve onlara bir imkan sağlar.
Zekât: İhtiyaç içinde kıvrananları, kötü yollara sapmaktan alıkoyar.
Zekât: Fakir ile zengin arasında, dolayısıyla toplumda düzen, dengedir.
Zekât: Fakir ve yoksulların toplumdaki itibarını artırır.
Zekât: Hakiki bir güvenlik sigortasıdır.
Zekât: Paranın stok edilmesini önler. Durgun sular, zamanla nasıl bozulur kokuşursa, stok edilen mal da bir çok içtimaî bozukluklara sebebiyet verir.
Zekât: Verilmekle, mala hareket ve bereket gelir.
Zekât: Toplumun ferdlerini birbirine kenetler. Vakfe yapıp, yâni bir miktar bekleyip, sonra Kâbeyiler.
Zekât: Fakirlerin zenginlere karşı sevgi ve muhabbetini temin eder.
Zekât: Bir ülkenin fakirlik ve yoksulluğunu gideren mânevi bir reçetedir.
Zekât: İlâhi nimetlere karşı, fiîli, yâni el ile tutulur, gözle görülür bir şükür ve davranıştır.
Zekât: Bir tohumdur ki; hasılâtı dünya ve ahiret saâdetidir.
Zekât: Verilen mal, eksilmez. Ziyana uğramaz. Allah Teâlâ o malda bir bereket yaratır.


Yorum bırakın