Sık ve sebepsiz olan yorgunluk hastalığın habercisidir.
İnsanın ruhu kandil, bilim onun aydınlığı ve Tanrısal bilgelik de kandilin yağı gibidir.
Aşırı olan her şey, doğaya aykırıdır.
Bir hekim geçmişi söyleyebilmeli, anı bilmeli ve geleceği ön görebilmelidir.
Kişi ruhunu arındırmalıdır ki gözündeki perde kalksın ve Tanrısal ışığı görebilsin.
Babaların ve annelerin sarhoşluğu, akılsızlığı, sorumsuzluğu, çocukların zayıflığına ve hastalığına sebep olur.
Bir hastalığın en iyi çaresi, o hastalığa yakalanmamak için önlemler almayı öğrenmektir.
İçimize işlemiş, düşünce ve davranış kalıplarına sıkışıp kalırız.
Geçmişte seninle düşman olmuş kimseye güvenme.
Sürekli olarak kendi içine dön, orada tazelen ve kendini yenile.
Cahil bir hekim, ölüm kampının yardımcısıdır.
Gerçek bilgi iki esasa dayanmalıdır, akıl ve sezgi.
İyi bir insanın nasıl olması gerektiğini tartışma artık, iyi bir insan ol.
Her hastalığı yapan bir kurttur, yazık ki onu görecek elimizde alet yoktur.
Hasta birinin umutsuzluğa kapılması onu ölüme daha da yakınlaştırır.
Aslında çoğumuz sırf değişimden korktuğumuz için tüm hayatımızı zincire vurulmuş gibi yaşarız.
Tek korkum henüz kendimi araştırmamışken yarın ansızın ölüvermek.
Dostlarım bedeni ve ruhu beslemek bilgeliktir. Yoksa yüreğinizde yılanlar ve şeytanlar beslersiniz.
Güneş girmeyen eve doktor girer.
Kendin için hoş görmediğin şeyi başkalarına reva görme.
Amelsiz alim, yağmursuz, bulut gibidir.
Bilgisizliğin en kötüsü kendini bilmemektir.
Ayağını sıcak tut, başını serin.
Dünya üzerindeki her kuvvet sağlam ahlak ve sağlam akılla başlar.
Yedikten sonra hazım oluncaya kadar başka bir şey alma.
Malını dosta düşmana teşhir etme.
Gerçek şu ki, hastanın yaşı değil, hastalığın yaşı önemlidir.
Yemekten sonra yürüyorsan şayet bu ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı olduğunun işaretidir.
Hasta olmayan, sağlığın değerini kadrini bilemez.
Neşe sindirimi kolaylaştırır.
Kendini meşgul edemeyeni başkaları işgal eder.
İBN-İ SİNADAN KILAVUZ NİTELİĞİNDE SÖZLER






Yorum bırakın