SABIR

Hak namına sabrederiz daima. Göz yaşındaki kuruyan damlalara inat gözlerinin ferini susturur, bekler sabrederiz. İçimizdeki sabır ışıkları hiç bitmez. Allah için sabretmek budur aslında. Daima sabretmek. Konular farklı, amaç aynı. Allah’ı razı etmek. Bazen üzülür bazen acırız yaşadığımız onca şeye. Çokça yaslanır dimdik durmaya çalışırız kendimize. Allah’ın sabretmeyi bize öğretmesinin nedeni nedir ki? Ne için sabrettiğini unutmamak. Ne için yaratıldığını. Hayal kırıklıklarının, bu kabullenişlerin yegane sebebi yaslanılacak sadece kendisi olduğunu kendin bile olmadığını bilmen belki de. Sabrı veren Allah, sabrettiren Allah’tır. Daima Allah. Sen sendekini senin mi sandın? Yaratanda Allah, diriltende Allah. Daima beklemek yaratıcını. O gün gelene kadar daima beklemek değil midir sabretmek. Allah için sabrettiğini unutmamalı. Sabrın ne kadar değerli olduğunu bilmeli hep. Konuşan değil bazen de sabreden olmalı. Allah için. Çünkü her şey onun için. Daima…

“Sabrettiğinizden dolayı size selâm olsun! Bakın, dünya hayatının mutlu sonu ne kadar güzelmiş!” (Ra’d / 24.Ayet)

“Hem bize yürüyeceğimiz doğru yollarımızı Allah göstermişken niçin O’na dayanıp güvenmeyelim ki? Bize çektirdiğiniz her türlü ezâ ve cefâya elbette sabredip katlanacağız. Zâten tevekkül sahiplerine de düşen, yalnız Allah’a dayanıp güvenmektir.” (İbrahim / 12. Ayet)

“Çünkü sizin elinizde bulunan nimetler tükenir, fakat Allah’ın yanında olanlar ebedî kalıcıdır. Şurası bir gerçek ki, sabredenleri, yaptıkları en güzel işleri esas alarak mükâfatlandıracağız.” (Nahl / 96.Ayet)

“Size yapılan bir kötülüğe karşılık verecekseniz, size yapılan muâmelenin aynısıyla mukâbele edin. Yok, eğer sabrederseniz, böyle davranmak, sabredenler için elbette daha hayırlıdır. (Nahl 126. Ayet)

“Rasûlüm! Sabret; şunu bil ki sabretmen de ancak Allah’ın yardımıyla olur. Dâvetini kabul etmiyorlar diye üzülme; kurmaya çalıştıkları tuzaklar sebebiyle de telâş edip sıkıntıya düşme. “(Nahl 127.Ayet)

“Sabah akşam Rablerinin rızâsını dileyerek O’na dua ve ibâdet edenlerle beraber olmaya candan sabret! Dünya hayâtının çekiciliğine kapılıp da gözlerini onlardan ayırma! Kalbini bizi anmaktan gâfil kıldığımız, nefsânî arzularına uyan ve işi hep aşırılık olan kimselere itaat etme! “(Kehf /28.Ayet)

Hızır şöyle cevap verdi: “İyi de, sen benimle beraber bulunmaya asla katlanamazsın!” (Kehf/ 67.Ayet)

“Kendilerine gerçeğin ilmi verilmiş olanlar ise o şaşkınlara: “Yazıklar olsun size! İman edip sâlih ameller işleyenler için, Allah’ın âhirette vereceği mükâfat daha hayırlıdır. Buna da ancak hakkıyla sabredenler kavuşacaktır” dediler.”(Kasas 80.Ayet)

“İman edip sâlih ameller işleyenleri, cennette altlarından ırmaklar akan yüksek köşklere yerleştireceğiz ve orada ebedî olarak kalacaklardır. Hayatlarını böyle sâlih ameller işleyerek geçirenlerin mükâfatı ne güzeldir!” (Ankebût / 58. Ayet)

“Onlar sabreden ve yalnızca Rablerine güvenip dayanan kimselerdir.” (Ankebût / 59. Ayet)

“Rasûlüm! Sen şimdi sabret. Allah’ın va‘di elbette gerçektir. Bu gerçeğe tam ve kesin imanı olmayanların tavırları, sakın seni telaşlandırıp gevşekliğe ve hafifliğe sevketmesin!”(Rûm / 60. Ayet)

“Evlâdım! Namazı dosdoğru kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır ve bu uğurda başına gelecek musîbetlere sabret. Çünkü bunlar azim ve kararlılık gerektiren mühim işlerdir.” (Lokman / 17. Ayet)

“Görmez misin ki, Allah’ın lutfuyla gemiler denizde nasıl akıp gidiyor? Allah böylece varlığının ve kudretinin bir kısım delillerini size göstermek istiyor. Elbette bunda çok sabreden, her dâim şükreden kimseler için deliller, ibretler vardır.” (Lokman / 31.Ayet)

“Onlar âyetlerimize kesin bir şekilde iman ederek kitaba uymakta sebât gösterdikleri ve bu uğurda başlarına gelene sabrettikleri sürece, içlerinde bizim emrimizle insanlara doğru yolu gösterecek önderler var ettik.” (Secde / 24. Ayet)

“Ey iman edenler! Sabredin, sebât gösterin, sabır yarışında düşmanlarınızı geçin, dâimâ savaşa hazırlıklı olun, uyanık bulunun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa erebilesiniz. “(Âl-i İmrân / 200. Ayet)

“Ancak her iki halde de sabredip Allah’ın râzı olacağı doğru, yerinde ve güzel ameller işleyenler böyle davranmazlar. Onlar için bağışlanma ve pek büyük bir mükâfat vardır.” (Hûd / 11. Ayet)

Yorumlar

Yorum bırakın