Kategori: Dua Kitaplığı

  • ALLAH’IN RIZASINI KAZANMANIN YOLLARI

    ALLAH’IN RIZASINI KAZANMANIN YOLLARI

    Namaz,

    Oruç,

    Zekat,

    Hac,

    Sadaka,

    Sabır,

    Kur’an okumak,

    İlim öğrenmek,

    Adalet,

    Temizlik,

    Cömertlik,

    Dua.

    Allah haddi aşanları sevmez.

    Allah cimriliği sevmez.

    Allah hainleri sevmez.

    Allah zalimleri sevmez.

    Allah cahilleri sevmez.

    Allah hakka riayet etmeyenleri sevmez.

    Allah fenalık yapanları sevmez.

    Allah kafirleri sevmez.

    Allah güzel işler yapanlar sever.

    Allah pişman olanları sever.

    Allah zikredenleri ve dua edenleri sever.

    Allah kardeşi için hayır düşünenleri sever.

    Allah emanete riayet edenleri sever.

    Allah hakkı gözetenleri sever.

  • KAMİL SÖZLER

    KAMİL SÖZLER

    Yetimi hakir görmeyiniz.

    Sadık ve emin olunuz.

    Kin gütmeyiniz, nefret beslemeyiniz.

    Allah için çalışınız.

    İşin sonunda ölüm var, daima biliniz.

    Kemale ermemiş toplumlarda çok konuşmayınız.

    Saygı besleyiniz.

    Kötülüklere karşı dik durunuz. Sabır ile yoğrulunuz.

    Kendinizi bile isteye karanlığa sürüklemeyiniz.

    Kırgınlık bellediğiniz yerde uzun süre kalmayınız.

    Allah’ı hatırlatan salih kimselerle oturunuz.

    Olgunluğu başkasında değil önce kendinizde arayınız.

    Yanlış kelama kulak asmayınız.

    Allah’ı daima hatırlayınız. Hatırlatınız.

    Zamanın kıymetini biliniz. Boşa harcamayınız.

    İsraf etmeyiniz. Haddinizi aşmayınız.

  • ALLAH’I ANLATAN AYETLER

    ALLAH’I ANLATAN AYETLER

    Yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yaratan, sonra semâya yönelip onları yedi kat gök olarak tastamam tanzîm eden O’dur. O, her şeyi hakkıyla bilendir. (Bakara / 29. Ayet)

    Gökleri ve yeri gerçek bir gâye ve hikmet ile, yerli yerince yaratan O’dur. “Ol!” dediği gün her şey birden oluverir. O’nun sözü gerçektir. Sûra üflendiği gün de bütün varlık ve mutlak hâkimiyet O’nundur. O, duyuların kapsam alanı dışında kalanları da kapsam alanına girenleri de bilir. O, her hükmü ve işi sağlam ve hikmetli olandır ve her şeyden haberdârdır. (En’âm / 73. Ayet)

    O, gökleri ve yeri hiç yoktan, eşsiz ve benzersiz şekilde yaratandır. Eşi olmadığı halde O’nun nasıl çocuğu olabilir ki? Her şeyi O yaratmıştır ve O her şeyi hakkıyla bilendir.(En’âm / 101. Ayet)

    Rabbiniz Allah işte O’dur. O’ndan başka ilâh yoktur. O, her şeyi yaratandır. Öyleyse yalnız O’na kulluk edin. Her şeyin dizginini elinde tutan, her işte kendisine güvenilip dayanılan O’dur. (En’âm / 102. Ayet)

    Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan sonra arşa istivâ eden; gündüzü, kendisini süratle kovalayan geceyle bürüyüp örten; güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğdiren Allah’tır. Bilin ki, yaratma da, emir ve idâre yetkisi de yalnız O’na aittir. Âlemlerin Rabbi olan Allah yüceler yücesidir. (A’râf / 54. Ayet)

    Rasûlüm! “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” diye sor ve onlar cevap vermezlerse sen: “Allah’tır” diye cevap ver. Onlara: “Allah’ı bırakıp da kendilerine bile fayda ve zarar veremeyecek olanları dost mu edindiniz?” diye sor. Yine onlara: “Hiç kör ile gören bir olur mu? Yahut karanlıklarla aydınlık hiç eşit olur mu?” diye sor. Yoksa onlar Allah’ın yarattığı gibi yaratan O’na ortak bazı tanrılar buldular da, bu tanrıların yarattığı varlıkların, Allah’ın yarattığına benzemesi kafalarını mı karıştırdı? Sen şöyle de: “Allah, her şeyi yaratandır. O tektir, her şeyi kudretine boyun eğdirendir.”(Ra’d / 16. Ayet)

    Hiç şüphesiz senin Rabbin, işte O, her şeyi mükemmel yaratan ve her şeyi hakkıyla bilendir. (Hicr / 86. Ayet)

    Peki onlar, gökleri ve yeri yaratan Allah’ın, kıyâmet gününde kendilerini aynı şekilde yeniden yaratabilecek güce sahip olduğunu ve onlar için geleceğinde şüphe olmayan bir ecel belirlediğini görmüyorlar mı? Ama zâlimler, yine de inkârlarında diretmektedirler. (İsrâ / 99. Ayet)

    Allah, hareket eden her canlı varlığı sudan yarattı. Onlardan bir kısmı karnı üzerinde sürünür, bir kısmı iki ayağı üstünde yürür, bir kısmı da dört ayağı üstünde yürür… Allah ne dilerse onu yaratır. Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.(Nûr / 45. Ayet)

    Rabbin dilediğini yaratır ve seçer. İnsanların bu hususta seçme hakkı ve yetkisi yoktur. Allah, onların ortak koştuğu şeylerden çok uzak ve pek yücedir.(Kasas / 68. Ayet)

    O, bütün varlıkları ilkin yoktan yaratan, sonra dünyada bu yaratmayı tekrar tekrar yineleyen ve âhirette her şeyi yeniden yaratacak olandır. Bu yaratılışı tekrarlama ve en son yeniden yaratma O’nun için çok daha kolaydır. Göklerde ve yerde tecelli eden en yüce sıfatlar Allah’a aittir. O, kudreti dâimâ üstün gelen, her hükmü ve işi hikmetli ve sağlam olandır.(Rûm / 27. Ayet)

    Sizi yaratan, sonra rızıklandıran, sonra vakti gelince öldüren ve kıyâmet günü yeniden diriltecek olan Allah’tır. Düşünün bakalım! Allah’a koştuğunuz ortaklar içinde bunlardan herhangi birini yapabilecek var mı? Allah, onların koştukları ortaklardan çok uzak ve çok yücedir.(Rûm / 40. Ayet)

    Sizi güçsüz bir halde yaratan, güçsüzlükten sonra size kuvvet veren, kuvvetli döneminizden sonra sizi tekrar güçsüz ve saçı başı ağarmış ihtiyar hâline getiren Allah’tır. O, dilediğini yaratır. Çünkü O, her şeyi hakkıyla bilen ve her şeye gücü yetendir.(Rûm / 54. Ayet)

    O Allah ki, yarattığı her şeyi en güzel bir şekilde yarattı; insanı yaratmaya da çamurdan başladı. (Secde / 7. Ayet)

    Bütün övgüler, gökleri ve yeri herhangi bir örneği olmaksızın yoktan yaratan, ikişer, üçer, dörder kanatlı melekleri emirlerini yerlerine ileten elçiler yapan Allah’a mahsustur! O, yaratmada dilediği ölçüde artırmaya gider ve yaratıklarına dilediği kadar fazla özellikler de verir. Çünkü Allah’ın her şeye gücü yeter. (Fâtır / 1. Ayet)

    Gökleri ve yeri yaratan Allah’ın, insanlar ölüp yok olduktan sonra onları aynı şekilde yaratmaya gücü yetmez mi? Elbette yeter! Çünkü O, her şeyi tam ve mükemmel bir şekilde yaratan, her şeyi hakkıyla bilendir.(Yâsin / 81. Ayet)

    Allah her şeyin yaratıcısıdır. O her şey üzerinde görüp gözetici ve mutlak tasarruf sahibidir.(Zümer / 62. Ayet)

    Olmasını istediğimiz şeyle ilgili emrimiz, başka değil, bir “Ol!” demektir; bir göz kırpması gibi hızlıdır.(Kamer / 50. Ayet)

    O Allah Hâlık’tır, Bârî’dir, Mûsâvvir’dir. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nu tesbih eder. O, Azîz’dir, Hakîm’dir. (Haşr / 24. Ayet)


  • YILBAŞI

    YILBAŞI

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: Bizden başkasının sünnetiyle (yani âdetiyle) amel eden bizden değildir!”

    Peygamber (sav) Efendimiz, bir hadis-i şerifinde: “Kim bir kavme benzemeye özenirse, o da onlardandır”  buyurmuşlardır.

    Yılbaşı kutlaması İslam dininde yoktur. Hz. Muhammed (s.a.v)’in ümmeti yılbaşı kutlamamalı ve buna özenmemeli, özendirmemelidir. Dinimizde yer alan herşeyin bir nedeni, bir mantığı vardır. Bunun içindir ki bazı durumlarda kararlı ve son derece dik durulmalıdır. Her şeyin başında bunun nedeni açıkça sorgulanmalı ve bu mantıkla hareket edilmelidir. Söylenenler bir hayır teşkil eder, ve nereden ne şekilde gelindiği ve gidildiği unutulmamalıdır. Yılbaşı kutlaması müslümanlar için normalleştirilmesi tehlikeli ve normal olmayan bir durumdur. Müslümanlığın adetinde böyle bir kültür yoktur.

    İslam dini yayılan ve yaygınlaştırılan temellere hassasiyet gösterir. Bu yüzdendir ki neyi yaygınlaştırdığınıza çokça dikkat edin.

    İyilik ve takva konusunda yardımlaşın, günah ve haddi aşmada yardımlaşmayın ve Allah`tan korkup sakının…” (Mâide, 5/2)

    Zulüm yapanlara en ufak bir meyil göstermeyin, yoksa size ateş dokunur. Sizin Allah`tan başka velileriniz de yoktur, sonra yardım da göremezsiniz.” (Hûd, 11/113)

    “O (Allah) size kitapta: ‘Allah`ın ayetlerine küfredildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğinizde, onlar bir başka söze geçip dalıncaya dek onlarla oturmayın, yoksa siz de onlar gibi olursunuz.’ diye indirdi. Doğrusu Allah münafıkların da, kâfirlerin de tümünü cehennemde toplayacaktır.” (Nisâ, 4/140)

    “Kim herhangi bir gruba benzeşirse o da onlardandır.” (Ebu Davûd, Libas 4)

    “Yılbaşı dolayısıyla yapılan dinî âyine katılan (Hristiyanlarla beraber bu toplu ibâdeti yapan) Müslümanlar büyük günah sayılan haram işlemiş olur. Noel ağaçları Pagan geleneklerinden gelen bir ritüeldir. Yaprak dökmeyen ağaçları ve çelenkleri ölümsüz yaşamın simgesi olarak kullanmak, eski Mısırlıların, Çinlilerin ve Yahudilerin ortak bir geleneği idi.”

    İslamiyette yılbaşı yoktur. Kim müslüman olduğu halde yılbaşını kendi kültürü gibi benimser ve kutlar ise düpedüz dinine küfür eder.

    Ey ümmet, sadık kullar. Hakka riayet edin. Dininizi ayaklar altına almayın.

  • ÖLÜNCE ALLAH SORACAK

    ÖLÜNCE ALLAH SORACAK

    Rabbin kim? Rabbim ALLAH.

    Dinin nedir? Dinim İslam.

    Peygamberin kim? Hz. Muhammed Mustafa.

    Kıblen neresidir? Kıblem Kabe-i Şeriftir.

    Kitabın hangi kitaptır? Kuran-ı Kerim.

    Ehli Sünnet ve Cemaat ne demektir? Peygamber efendimizin ve sahabesinin gittiği yol demektir.

    Kimin zürriyetindensin? Hz. Adem a.s’ ın zürriyetindenim.

    Kimin milletindensin? İbrahim a.s’ın milletindenim.

    Kimin ümmetindensin? Hz. Muhammed s.a.v

  • ADALET

    ADALET

    “Ey insanlar dikkat ediniz! Rabbiniz tektir. Arabın, Arab olmayana, Arab olmayanın Arab’a, siyahın kırmızıya, kırmızının siyaha, takvadan öte, hiçbir üstünlüğü yoktur. şüphesiz Allah Teala katında en üstününüz, Allah Teala’dan en çok korkanınızdır.” Müsned-i Ahmed b. Hanbel, 5/411

    “Birbirinizi kıskanmayınız, birbirinize kin tutmayınız, birbirinize çirkin sözler söylemeyiniz, birbirinize sırtlarınızı dönmeyiniz, kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin. Allah’ın kulları kardeşler olunuz.” Buhari ve Müslim

    ”Aynen iki elin parmakları gibi, insanlar da birbirine eşittir. Hiç kimse, kimse üzerinde hak iddia edemez. Siz kardeşsiniz.” 

    ”Cennetlikler üç gruptur. Bunlar: Âdil ve başarılı devlet başkanı, Yakınlarına ve Müslümanlara karşı merhametli ve yufka yürekli olan kişi, Ailesi kalabalık olduğu halde haram kazançtan sakınıp kimseden bir şey istemeyen adamdır.” Müslim, Cennet 63

    Peygamber (s.a.v.):”Kıyâmet gününde insanların Allah’u Teâlâ’ya en
    sevgili olanı ve Allah’a en yakın bulunanı adil devlet başkanıdır. “
    buyurmuşlardır.

    “Peygamberimiz (s.a.v)’in hadislerinde “Hükmünde, ailesine karşı ve
    velayeti altında olanlar hakkında adil davrananlar, kıyamet gününde nurdan minberler üzerindedirler”

    Peygamber (s.a.v.):”Kıyâmet gününde insanların Allah’u Teâlâ’ya en
    sevgili olanı ve Allah’a en yakın bulunanı adil devlet başkanıdır. Kıyâmet gününde insanların Allah’a en sevimsizi ve makamca da Allah’tan en uzak bulunanı zalim devlet başkanıdır.

    “(Herhangi bir konuda) hakemlik yaptığınız zaman adil olun.”

    (Taberani, el-Mu’cemu’l-evsat, IV, 40-41)

    “Zulüm, kıyamet gününde zifiri karanlıklar demektir.”

    (Buhârî, Mezâlim, 8; Müslim, Birr, 57)

    Resûlullah, “Dikkat edin! Size derece bakımından oruç, namaz ve sadakadan daha faziletli olan şeyi bildireyim mi?” diye sordu. “Elbette.” dediler. Bunun üzerine Resûlullah şöyle buyurdu: “İki kişinin arasını düzeltmektir. İki kişinin arasını bozmak ise (imanı) kökünden kazır.” (Ebû Dâvûd, Edeb, 50; Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 56)

    “Kim kardeşine haksızlık etmişse, onunla helâlleşsin.”

    (Buhârî, Rikâk, 48)

    “Yönettikleri insanlara, ailelerine ve sorumlu oldukları kişilere karşı adaletli davrananlar, Allah katında, Rahmân’ın yanında nurdan minberler üzerinde ağırlanacaklar.”

    (Nesâî, Âdâbü’l-kudât, 1)

    Beyazzzkalem

  • HİKMET DOLU SÖZLER

    HİKMET DOLU SÖZLER

    İhtiyaç sahiplerine bolca dağıtınız.

    Olmasa da veriniz.

    Sevgiyi yaygınlaştırınız.

    Kimseyi hakir ve küçük görmeyiniz.

    İnsanları birbirleriyle kıyaslamayınız.

    Bir çocuğun başını okşayınız.

    İyilikte acele ediniz.

    Dünya için üzülmeyiniz. Kendinizi hebaya sürüklemeyiniz.

    Sorunları bir mükafat olarak görünüz.

    Dünya hayatı geçicidir. Bunun daima farkında olarak yaşayınız.

    Kimseye zulmetmeyiniz.

    Yaşadığınız hayat ebedi değildir. Biliniz.

    Sizlere fayda sağlamayan ilimden, yarar vermeyen işlerden uzak durunuz.

    Allah’ı çokça anınız.

    Zikir,dua ve Allah’ın ayetlerini çokça okuyunuz.

    Hayrı teşvik ediniz.

    İyiliği yaygınlaştırınız ve yayınız.

    Zekat ve sadakalarınızı ihmal etmeyiniz.

    Allah’ın emir ve yasaklarına itaat ediniz.

    Amel defterinizi donatmaya bakınız. Meşgul olunuz.

    Allah’la, ibadetle, iyilikle meşgul olunuz.

    Kimsenin hakkına girmeyiniz.

    Küçük, büyük hiç bir iyilik sevapsız kalmaz, biliniz. Küçük, büyük her kötülük haramdır. Unutmayınız. Unutmayınız ki hesabınız çetin olmasın.

    Yarın ölecekmiş gibi heybenizi doldurunuz.

    Kitapların daimi adresi Kitapyurdu.com

  • KEDİLER VE İSLAM

    KEDİLER VE İSLAM

    “Şüphesiz ki kedi necis (pis) değildir, o da ev halkından bazısı gibidir” (Hz. Muhammed (s.a.v)

    Kedi beslemek sünnettir. Kediler dinimizde temizlik olarak nitelendirilmiştir. Temizliğin, merhametin ve saf sevginin simgesidir. İslamiyet’te kedilerin önemli bir yeri vardır. Kedilerin bakılması, evlerde dolaşması caizdir. Kediler veli nimettir, berekettir. Kedilerin duasını alan makbul bir kimsedir. Kedilere bakmak, yedirmek, içirmek sünnettir.

    Kedileri sevmeyenle arkadaşlık kurma. Zira seni zelil ve ziyan eder. Kedileri sevmeyenlere güvenme. Zira onlar güvenini boşa çıkartan merhamet sahibi olmayan kimselerdir. Kedileri itip kakan kimselerde hayır yoktur. Onlar bilirler. Allah’ın sevgili dostları hataya sürüklemeyenlerdir. Allah’ın dostları vicdan sahipleridir. Gönlünü kıranlara itibar etme zira onlar her canlının gönlünü kırarlar. Senin gerçek dostların senin için hayır konuşanlar, hayra teşvik edenlerdir. Tuzak kuranlardan uzaklaş, onlar senin için hayır dilemez. Allah katında verilecek hesap vardır. Mahşer günü aldananlar hakkını alacaktır. Allah katında hesap günü ne çetin bir sınavdır.

    Beyazzzkalem

    Bir kedi net olarak duygusal dürüstlüğe sahiptir. Ernest Hemingway

    “Çok nankör tanıdım. Hiç biri kedi değildi.”

    “Kedilerden nefret edenler bir sonraki hayatlarına fare olarak geri döneceklerdir.” Faith Resnick

    Hayatta bir kedi tarafından karşılanmaktan daha fazla insanın içini ısıtan çok az şey vardır. Tay Hohoff

    Kusursuz dostlarımın asla dörtten az ayağı olmaz. Colette

    Kedim deli değil, sadece iyi bir aktrist. P.C. Cast

    Bir kediyle geçirilmiş zaman asla vakit kaybı değildir. Sigmund Freud

    Kedi kimsenin maskarası olmaz. Heywood Brown

    Bir kedinin dostluğu tonlarca ilaçtan çok daha şifalıdır. Enzo Jannacci

    “Hz. Muhammed (s.a.v) , Uhud seferinde, ordunun önüne yavrularını emziren bir kedi çıkınca, kedinin başına ezilmemesi için bir nöbetçi dikip koca bir orduyu o kedinin etrafından dolaştırmış. Ve seferden döndüğünde o nöbetçiden kediyi istemiş ve sahiplenerek adını Muezza koymuş. Hz. Muhammed (s.a.v) , kedisi Müezza içtikten sonra kapta kalan su ile abdest alacakken Sahabe-i Kiram Ebu Nuaym “Ya Resul o sudan kedi içti” deyince, Resulullah “Onlar en temiz ağıza sahiptirler” buyurmuş ve abdest almıştır. “

    Evliyâ Çelebi, Ebû Hureyre için der ki: “Sağlığında binlerce kedisi vardı. Kabri (aslında makâmı) Mısır’da Giza şehrinde olan bu sahâbenin mezarının (makâmının) etrâfında da nice yüzbin kedi vardır”

    Peygamber efendimiz (s.a.v): -“Kediyi sevmek imandandır“,

    –“Niçin?” diye sormuşlar.

    –“Ebu Hureyre bilir” demiş. (Hadis No: 2161)

    Hz. Muhammed (s.a.v) “Bir insan, eve hapsettiği bir kedi yüzünden cehenneme gitti. Kediye yiyecek vermemiş, yeryüzünün haşeratından yemeye de salmamıştı.” Hadis No: 1977

    Abdurrahman bin Sahr adlı bir sahabe (Ebu Hureyre) sokakta kalmış kedileri götürür onları yedirir severmiş. Resûl-ü Ekrem Hz. Muhammed’in bundan haberi yokmuş.

    Sahabelerden biri bir gün Hz. Muhammed’e (s.a.v):

    “Pis kedileri toplayıp kulübesinde bakıyor!” demiş. Hz. Muhammed o anda bir şey söylememiş. Hz. Muhammed Ebu Hureyre’yi daha sonra sokakta görmüş, bu zât bir kedi yavrusu bulmuş. Hz. Muhammed’e sahabenin söylediğini kendisi de bildiği için Resûl-ü Ekrem Peygamberimiz bir şey söyler diye, kediyi hemen hırkasının içine saklamış. Resûllah Hz. Muhammed kendisine, hırkanın altında ne sakladın demiş. Hırkayı açmış küçük bir kedi yavrusu. Hz. Muhammed yavruyu sevmiş, okşamış, ve o zâta: “Ebu Hureyre utanma, öğün. Sen kedi babasısın” demiş.

    O günden sonra Abdurrahman bin Sahr’a artık Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in hitap ettiği gibi “Ebu Hureyre (Kedi babası)” olarak hitap edilir . (Buhari: 5, 811).

  • SABIR

    SABIR

    Hak namına sabrederiz daima. Göz yaşındaki kuruyan damlalara inat gözlerinin ferini susturur, bekler sabrederiz. İçimizdeki sabır ışıkları hiç bitmez. Allah için sabretmek budur aslında. Daima sabretmek. Konular farklı, amaç aynı. Allah’ı razı etmek. Bazen üzülür bazen acırız yaşadığımız onca şeye. Çokça yaslanır dimdik durmaya çalışırız kendimize. Allah’ın sabretmeyi bize öğretmesinin nedeni nedir ki? Ne için sabrettiğini unutmamak. Ne için yaratıldığını. Hayal kırıklıklarının, bu kabullenişlerin yegane sebebi yaslanılacak sadece kendisi olduğunu kendin bile olmadığını bilmen belki de. Sabrı veren Allah, sabrettiren Allah’tır. Daima Allah. Sen sendekini senin mi sandın? Yaratanda Allah, diriltende Allah. Daima beklemek yaratıcını. O gün gelene kadar daima beklemek değil midir sabretmek. Allah için sabrettiğini unutmamalı. Sabrın ne kadar değerli olduğunu bilmeli hep. Konuşan değil bazen de sabreden olmalı. Allah için. Çünkü her şey onun için. Daima…

    “Sabrettiğinizden dolayı size selâm olsun! Bakın, dünya hayatının mutlu sonu ne kadar güzelmiş!” (Ra’d / 24.Ayet)

    “Hem bize yürüyeceğimiz doğru yollarımızı Allah göstermişken niçin O’na dayanıp güvenmeyelim ki? Bize çektirdiğiniz her türlü ezâ ve cefâya elbette sabredip katlanacağız. Zâten tevekkül sahiplerine de düşen, yalnız Allah’a dayanıp güvenmektir.” (İbrahim / 12. Ayet)

    “Çünkü sizin elinizde bulunan nimetler tükenir, fakat Allah’ın yanında olanlar ebedî kalıcıdır. Şurası bir gerçek ki, sabredenleri, yaptıkları en güzel işleri esas alarak mükâfatlandıracağız.” (Nahl / 96.Ayet)

    “Size yapılan bir kötülüğe karşılık verecekseniz, size yapılan muâmelenin aynısıyla mukâbele edin. Yok, eğer sabrederseniz, böyle davranmak, sabredenler için elbette daha hayırlıdır. (Nahl 126. Ayet)

    “Rasûlüm! Sabret; şunu bil ki sabretmen de ancak Allah’ın yardımıyla olur. Dâvetini kabul etmiyorlar diye üzülme; kurmaya çalıştıkları tuzaklar sebebiyle de telâş edip sıkıntıya düşme. “(Nahl 127.Ayet)

    “Sabah akşam Rablerinin rızâsını dileyerek O’na dua ve ibâdet edenlerle beraber olmaya candan sabret! Dünya hayâtının çekiciliğine kapılıp da gözlerini onlardan ayırma! Kalbini bizi anmaktan gâfil kıldığımız, nefsânî arzularına uyan ve işi hep aşırılık olan kimselere itaat etme! “(Kehf /28.Ayet)

    Hızır şöyle cevap verdi: “İyi de, sen benimle beraber bulunmaya asla katlanamazsın!” (Kehf/ 67.Ayet)

    “Kendilerine gerçeğin ilmi verilmiş olanlar ise o şaşkınlara: “Yazıklar olsun size! İman edip sâlih ameller işleyenler için, Allah’ın âhirette vereceği mükâfat daha hayırlıdır. Buna da ancak hakkıyla sabredenler kavuşacaktır” dediler.”(Kasas 80.Ayet)

    “İman edip sâlih ameller işleyenleri, cennette altlarından ırmaklar akan yüksek köşklere yerleştireceğiz ve orada ebedî olarak kalacaklardır. Hayatlarını böyle sâlih ameller işleyerek geçirenlerin mükâfatı ne güzeldir!” (Ankebût / 58. Ayet)

    “Onlar sabreden ve yalnızca Rablerine güvenip dayanan kimselerdir.” (Ankebût / 59. Ayet)

    “Rasûlüm! Sen şimdi sabret. Allah’ın va‘di elbette gerçektir. Bu gerçeğe tam ve kesin imanı olmayanların tavırları, sakın seni telaşlandırıp gevşekliğe ve hafifliğe sevketmesin!”(Rûm / 60. Ayet)

    “Evlâdım! Namazı dosdoğru kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır ve bu uğurda başına gelecek musîbetlere sabret. Çünkü bunlar azim ve kararlılık gerektiren mühim işlerdir.” (Lokman / 17. Ayet)

    “Görmez misin ki, Allah’ın lutfuyla gemiler denizde nasıl akıp gidiyor? Allah böylece varlığının ve kudretinin bir kısım delillerini size göstermek istiyor. Elbette bunda çok sabreden, her dâim şükreden kimseler için deliller, ibretler vardır.” (Lokman / 31.Ayet)

    “Onlar âyetlerimize kesin bir şekilde iman ederek kitaba uymakta sebât gösterdikleri ve bu uğurda başlarına gelene sabrettikleri sürece, içlerinde bizim emrimizle insanlara doğru yolu gösterecek önderler var ettik.” (Secde / 24. Ayet)

    “Ey iman edenler! Sabredin, sebât gösterin, sabır yarışında düşmanlarınızı geçin, dâimâ savaşa hazırlıklı olun, uyanık bulunun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa erebilesiniz. “(Âl-i İmrân / 200. Ayet)

    “Ancak her iki halde de sabredip Allah’ın râzı olacağı doğru, yerinde ve güzel ameller işleyenler böyle davranmazlar. Onlar için bağışlanma ve pek büyük bir mükâfat vardır.” (Hûd / 11. Ayet)

  • KUR’AN-I KERİM’DE ŞİFA AYETLERİ

    KUR’AN-I KERİM’DE ŞİFA AYETLERİ

    Okunuşu: Ve yeşfi sudûre kavmin mü’miniyn.

    Reklamlar

    Okunuşu: Ve şifa’ün limâ fıs sudûri ve hüden ve rahmetün lil mü-miniyn.

    Okunuşu: Fihi şifâ’ün linnâs, inne fi zâlike le âyeten li kavmin yetefekkerûn.

    Okunuşu: Ve nünezzilü min el- Kur’ani mâ hüve şifa’ün ve rahmetün lil mü’minin.

    Okunuşu: Ve izâ maridtü fe hüve yeşfiyn.